Seyahatimizin 3. ülkesi İran. Azerbaycan Bakü’den Astara’ya trenle yolculuk yaparak gidiyoruz. Yolculuk boyunca tren personeli ile sabaha kadar İran ve şiilik üzerine konuşuyoruz. Astara, hem Azerbaycan hem de İran sınırında aynı ismi alıyor. Gümrük işlemlerinden ve sınırı geçtikten sonra Türkmen kardeşlerimizden taksi şoförü Akbar Mazaghi beni Tahran’a götürecek otobüse kadar götürüyor. Akbar Mazaghi ile hemen dost oluyoruz. Astara’ya girdiğimde Hz. Ali’yi anma ve aynı zamanda Humeyni’nin vefatı ile de bağlantılı yas günü olduğu için çok sayıda kişiyi özel kıyafetlerle ve çeşitli etkinliklerde görüyorum. Bütün İran’da yas günü programları yapılıyor. Hayret, Akbar Mazagi’de bineceğim otobüsün şoför ve muavini de Türkçe konuşuyor. Meğer İran’ın % 30-35’i Türk imiş.
Tahran’a karşılayan Hasan Hüseynzade kardeşimiz ise, işini gücünü bırakıp bütün gününe bana harcıyor. Geceyi Tahran’da geçirdikten ve kapalı çarşıyı gezip, cenaze namazına katılıp, bir gün Tahran’ı dolaştıktan sonra, ancak tatil günü olduğu için Tahran’a doyamadan Zencan’a geçiyorum. Boyuk Mollayı beni orada bekliyor. Ben büyük bir molla bekliyorum ama meğer onun adı Boyuk Mollayi, kendisi ise başarılı bir öğretmenmiş imiş. Her bakımdan bilgili olan Boyuk Mollayı öğretmen, ailesi ile beni kabul ederken, aynı zamanda Tahran’dan sonra yeşilliklerle dolu Zencan’ı, ertesi gün de, Zencan yakınında bulunan Sultaniye şehrini gezdiryor.

Burada Hz. Ali için yapılmış fakat daha sonra bir Moğol hükümdarının türbesi haline getirilmiş bulunan Sultaniye Gümbed’ini, kısacası Moğalların önemli bir merkezi şehrini ve tarihi eserleri ziyaret ediyoruz.

Daha sonra Tebriz ve Tebrizli kardeşimiz Emir bizi bağrına basıyor. Ve onunla adeta kardeş oluyor, Tebriz Üniversitesi de dahil bütün şehri karış karış geziyoruz. Ayrılırken burada bir kardeşiniz olduğunu unutmayın diye de tembih ediyor.

İran, şiiliği bir kültür haline getirmiş. Burada bunun aksini düşünebilmek çok zor. Bunu her ortamda görüyorsunuz. Her yerde İmam Humeyni ve Dini Lider Ayetullah Hameneyin fotoğrafları bulunuyor. Onların bağlayıcılığı bulunuyor. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin hiç bir yerde fotoğrafını görmedim. Kadınların başlarını örtmesi zorunluluk ama bu konuda zorlayıcı bir ölçü yok. Örneğin başındaki örtüyü başından aşağı düşürenleri görmek de mümkün. Fakat o kadar fazla Türkçe konuşan insan var ki dil bilmeseniz bile yabancılık çekmezsiniz. Yas günleri nedeniyle tatil olmasına rağmen tahran dinamik ve hareketli, Zencan tabiat dolu, Tebriz sakin ve huzur şehri. Teşekkürler Akbar Mazaghi, teşekkürler Hasan kardeşim, teşekkürler Boyuk Mollayi, teşekkürler Emir kardeşim. Sizlerle İran bir başkaydı.

Tags:

No responses yet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir